AYASOFYA MÜZESI : Bizans Imparatoru I. Jüstinyen
tarafindan M.S. 532 - 537 yillari arasinda Istanbul'un
eski sehir merkezine katedral olarak insa ettirilen ve
günümüzde müze olarak hizmet veren
tarihi yapidir.
1500 yillik tarihi olan Ayasofya, sanat tarihi ve mimarlik
dünyasinin bas yapitlari arasinda yer alir. Baslangiçta
bir kilise olarak insa edilen ve Osmanli döneminde
camiye çevrilen Ayasofya, günümüzde
bir müze olarak hizmet vermektedir ve bu sebeple Ayasofya
Müzesi olarak anilmaktadir.
SULTANAHMET CAMII : 1609-1616 yillari arasinda sultan
I.Ahmet tarafindan Istanbul'daki tarihi yarimadada, Mimar
Sedefkâr Mehmet Aga'ya yaptirilmistir. Cami Mavi,
yesil ve beyaz renkli Iznik çinileriyle bezendigi
için ve yarim kubbeleri ve büyük kubbesinin
içi de gene mavi agirlikli kalem isleri ile süslendigi
için Avrupalilarca "Mavi Cami (Blue Mosque)" olarak
adlandirilir. Ayasofya'nin 1934 yilinda camiden müzeye
dönüstürülmesiyle, Istanbul'un ana
camii konumuna ulasmistir. Aslinda Sultanahmet Camii külliyesiyle
birlikte, Istanbul’daki en büyük yapi komplekslerinden
biridir. Bu külliye bir cami, medreseler, hünkar
kasri, arasta, dükkanlar, hamam, çesme, sebiller,
türbe, darüssifa, sibyan mektebi, imarethane
ve kiralik odalardan olusmaktadir. Bu yapilarin bir kismi
günümüze ulasamamistir.
HIPODROM : Istanbul'un en önemli meydanlarindan biridir.
Bizans devrinde Hipodrom olarak bilinirdi. “Hipodrom” At
binenlerin, atlarin meydani anlamina gelir. Osmanli döneminde
buraya At Meydani denirdi.Günümüze çok
az kalintilari kalan Bizans devri önemli yapilari
ve abideleri Hipodrom çevresinde insa edilmisti. “Büyük
Saray” diye bilinen Imparatorluk Sarayi Hipodromun
yanindan baslar, asagilara, deniz kenarina kadar uzanirdi.
Bu Saraydan günümüze bir büyük
salonun yer mozaik panosu gelebilmistir. Sehrin en önemli
meydani Agusteion ve burasi ile cadde arasinda Milerium
zafer taki bulunurdu. Cadde Roma’ya kadar uzanan
yolun baslangici idi ve ilk kilometre tasi da buradaydi.
Hamamlar, mabetler, dini, kültürel, idare ve
sosyal merkezler bu civara yerlesmislerdi
KAPALI ÇARSI : Kapaliçarsi'nin temeli 1461
yilinda atilmistir. Dev ölçülü bir
labirent gibi, 30.700 metrekarede 60 kadar sokagi, 3600'den
fazla dükkâni ile Kapaliçarsi, Istanbul’un
görülmesi gereken, benzersiz bir merkezidir.
Adeta bir sehri andiran, bütünü ile örtülü bu
site zaman içerisinde gelisip büyümüstür.
Içinde son zamanlara kadar 5 cami, 1 okul, 7 çesme,
10 kuyu, 1 akarsu, 1 sebil, 1 sadirvan, 18 kapi, 40 han
vardi.15. yüzyil'dan kalan kalin duvarli, bir seri
kubbe ile örtülü eski iki yapinin etrafi
sonraki yüzyillarda, gelisen sokaklarin üzerleri örtülerek,
ekler yapilarak bir alisveris merkezi haline gelmistir.
Geçmiste burasi her sokaginda belirli mesleklerin
yer aldigi ve bunlarin da, el isi imalatinin (manifaktür)
siki denetim altinda bulunduruldugu, ticari ahlak ve törelere çok
saygi gösterilen bir çarsi idi.
TOPKAPI SARAYI : Istanbul'da Sarayburnu'nda, Bizans dönemindeki
adiyla Akropol tepesindeki Osmanli sarayidir. Yapimi 1478'de
tamamlanan saray 5 kilometreyi bulan surlarla çevrili,
700.000 m2 özel araziye sahip bir kompleksti. Bugün
kapladigi alan ise 80.000 m2dir[1]. Istanbul'daki ilk Osmanli
Sarayi'nin temeli Fatih Sultan Mehmet tarafindan, Beyazit
semtinde atilmistir. 1454-1458 yillari arasinda ahsap olarak
yapilan Eski Saray'in haremlik ve selamlik bölümleri
mevcuttu. Yeni Saray'in (Topkapi Sarayi) yapimina 1466
yilinda baslanmis ve 1478'de bitirilmistir. Topkapi Sarayi'nin
diger Avrupa saraylarindan ayrilan önemli bir özelligi,
tek bir binada olmayip, çesitli kösk ve dairelerden
ayri azuperi yapilar halinde insa edilmesidir.
RUSTEM PASHA MOSQUE; The Rüstem Pasha Mosque was
designed by Ottoman imperial architect Mimar Sinan for
Grand Vizier Damat Rüstem Pasha (husband of one of
the daughters of Suleiman the Magnificent, Princess Mihrimah).
Its building took place from 1561 to 1563.
|